İngiliz arşivlerindeki derin kazıdan çıkan kitap raflarda
Osmanlı topraklarında 'din', 'arkeoloji', 'seyahat' ve 'misyonerlik' adı altında yürütülen İngiliz istihbarat faaliyetlerini ortaya koyan kitap raflarda. Dr. Berna Çaçan Ongun'un İngiliz arşivlerinde yıllarca yaptığı araştırmalarla hazırlanan Misyoner İstihbaratçılar, Osmanlı'da misyonerlik ve istihbarat faaliyetlerini arkeoloji ve seyahat kılıfıyla mercek altına alıyor.
Günlük dilin en popüler metaforu "İngiliz aklı", aslında misyonerlik maskesiyle yürütülen istihbarat operasyonlarının mirası. Bu mirası belgeleyen çarpıcı bir kitap raflarda yerini aldı. Kazı alanlarının derinliklerinde gömülü raporlar, dini törenlerdeki stratejik fısıltılar ve seyyah notlarındaki etnik kodlar... Dr. Berna Çaçan Ongun'un İngiliz arşivlerinde kuyumcu sabrıyla gerçekleştirdiği incelemeler, Osmanlı'nın kalbine uzanan "silahsız Haçlı Seferi"nin gizli mekanizmalarını gün ışığına çıkarıyor, tarihsel entrikaların yankılarını bugüne taşıyor.

(Fotoğraf: memur5.com/ YZ aracı ile)
Osmanlı topraklarında 19. ve 20. yüzyıllarda “arkeolojik araştırma” adı altında yürütülen İngiliz misyonerlik ve istihbarat faaliyetleri, yeni bir kitapla yeniden gündemde. Dr. Berna Çaçan Ongun’un kaleme aldığı “Misyoner İstihbaratçılar”, İngiliz arşivlerinde yıllar süren araştırmaların ardından ortaya çıkan belgelerle, misyonerliğin din tebliğiyle sınırlı bir faaliyet olmadığını; arkeoloji, diplomasi ve istihbaratın kesiştiği geniş bir ağın parçası olduğunu deşifre ediyor.
Hayat Yayınları’nın “Deşifre X Kitaplar” serisinden çıkan eser, gazeteci Kamuran Akkuş’un editörlüğünde hazırlandı.

Dr. Berna Çaçan Ongun, ünlü sanatçı Burhan Çaçan’ın yeğeni ve Bursa’da ikamet ediyor. İngiliz arşivlerinde yıllar süren titiz bir araştırmayı akademik birikimiyle harmanlayan Ongun, “Misyoner İstihbaratçılar” adlı kitabıyla ortaya önemli bir esere imza attı.
Ongun’un aktardığına göre, 1400–1922 yılları arasında Osmanlı Devleti’nin stratejik konumu, İngiltere’nin bölgesel politikalarında merkezi bir yer tutuyordu. Londra yönetimi bir yandan Osmanlı’yı destekler görünürken, diğer yandan Kilise Misyoner Cemiyeti (KMC) gibi kuruluşlar aracılığıyla bölgeye öğretmen, doktor, arkeolog ve din adamı kimliğinde istihbarat görevlileri gönderiyordu. Bu kişiler toplumsal yapıyı inceleyerek, yerel gruplarla temas kurarak ve saha verisi toplayarak İngiliz dış politikasına bilgi sağlıyordu.

(Fotoğraf: memur5.com/ YZ aracı ile)
Kitapta öne çıkan figürlerden biri, İngiltere’nin ilk kadın istihbarat subayı olarak bilinen Gertrude Bell. Bell’in 1909’da Babil kazılarında yürüttüğü faaliyetlerin, arkeolojik çalışmalardan çok aşiret yapıları, enerji kaynakları ve siyasi dengeler hakkında veri toplamaya yönelik olduğu belirtiliyor. Bell’in yakın dostu Thomas Edward Lawrence (Arabistanlı Lawrence) da 1910’da Osmanlı topraklarına “arkeolojik araştırma” amacıyla gelse de, Ongun’a göre petrol sahalarını haritalandırma ve sosyal dokuyu analiz etme görevini yürütüyordu. Her iki isim de daha sonra Irak Kralı Faysal’la yakın ilişkiler kurmuş ve 1921’de Winston Churchill’in Kahire ziyaretinde resmi heyette yer almıştı.
Eserde ayrıca, polisiye yazarı Agatha Christie’nin Orta Doğu’daki arkeolojik kazılara katılımı da ele alınıyor. Christie’nin eşi Sir Max Mallowan’ın yönettiği Ur kazıları ve İngiliz Arkeoloji Okulu’nun yapısı, kurumun sadece bilimsel değil, aynı zamanda siyasi ve istihbari bir merkez olarak işlediğini gösteren örnekler arasında sunuluyor.
Kitabın dikkat çeken bölümlerinden biri de, Malta merkezli faaliyetleriyle öne çıkan rahip William Jowett. Jowett’in yalnızca İncil dağıtmakla sınırlı kalmadığı; Osmanlı’nın etnik, kültürel ve dini yapısına ilişkin ayrıntılı raporlar hazırlayarak İngiliz politikasına yön verdiği belirtiliyor.
Ongun’un Türkçeye kazandırdığı Christian Researches in the Mediterranean adlı raporlar, İngiltere’nin bölgesel gerilimleri nasıl okuduğunu ve bunları dış politikasına nasıl yansıttığını ortaya koyuyor.
Ongun’un çalışması, arkeolojinin yalnızca bilimsel bir disiplin değil, aynı zamanda güç ve hâkimiyet üretiminin aracı olarak da kullanıldığını vurguluyor. Eserde yer alan analizler, Osmanlı döneminde yürütülen kazıların, okul ve hastane açılışlarının ve misyonerlik faaliyetlerinin geniş bir istihbarat zincirinin parçası olduğunu gösteriyor. Bu çerçevede, Avrupa müzelerine taşınan eserler ve “bilimsel keşif” adı altında yürütülen operasyonlar, modern arkeoloji tartışmalarına tarihsel bir perspektif ekliyor.
(Fotoğraf: memur5.com/ YZ aracı ile)
KİTAPTAN ÖNEMLİ BAŞLIKLAR
I. BÖLÜM – İNGİLTERE’NİN ALTIN ÇAĞI
On dokuzuncu yüzyılın süper gücü: İngiltere
İngiliz emperyalizminin aktif ajanları: misyonerler
İngiltere Osmanlı’ya yanaşıyor
Osmanlı ekonomisinin kalbine saplanan hançer: Balta Limanı Antlaşması
Bir millet dizayn ediliyor: Tanzimat ve Islahat Fermanları
Batı’nın gerçek yüzü: Şark Meselesi hezeyanı
İngiliz entrikaları: Sultan Abdülhamid’in gözünden kaçmıyor
Kürt sempatizanlığı: bir Batı projesi
Misyonerlerin yirmi birinci yüzyıldaki hedefleri: 10/40 paralelleri
2. BÖLÜM – W. JOWETT: STRATEJİ, YARGI, EYLEM
Misyoner William Jowett: Topluma nasıl sızıyor?
Jowett’in akıl hocaları
Bir Batı masalı: Orient Express (Batı’nın emperyal yolcuları)
Jowett’in sinsi planı: İncil ve kutsal metinler
Lancaster Sistemi: İngiliz hegemonyası
Operasyonların bir parçası: yerel dil kullanımı
Misyonerlerin oltasındaki yem: eğitim kurumları
Müslümanlara ulaşmanın yolu: Doğu kiliseleri
Tarihsel gerçeklerle, Jowett’in Müslümanları karalama kampanyası
3. BÖLÜM – W. JOWETT’İN OPERASYONLARI (OSMANLI TOPRAKLARI – DOĞU AKDENİZ, 1815–1820)
İngiltere’nin Osmanlı hayali
Jowett’in iletişim ağı: piskoposlar, okul idarecileri, konsoloslar
Akdeniz’in misyoner yatağı: Malta
Osmanlı topraklarının kültürel ablukası – Malta matbaası
Hangi eserler basıldı?
Basılan yayınları kimler dağıttı?
Jowett’in operasyon hattı
Misyonerlerin göz bebeği: İzmir
İzmir operasyon merkezi: Evanjelik Rum Okulu (Rum Ortodoks Okulu)
Piskoposlarla dirsek teması
Rum milliyetçiliğinin arka odası: Ayvalık
Ayvalık operasyon merkezi: Ayvalık Akademisi (Ayvalık Rum Koleji)
Zengin Rumların yuvası: Sakız Adası
Jowett gözaltına alınıyor
Sakız Adası operasyon merkezi: Rum Akademisi
Kültür başkenti: Atina
Atina operasyon merkezi: Atina Rum Okulu
Misyonerlerin Afrika’ya giriş kapısı: Mısır
Mavi Nil meselesi: Avrupalı akını
Mısır niçin önemli?
Mısır’da neler oldu? – Mısır Valisi Mehmet Ali Paşa
Mısır: misyoner çalışmalarının ana kucağı
Misyonerlerin Mısır’daki hedefi: El-Ezher Üniversitesi
Jowett’in Nil Deltası’ndaki operasyonları ve palavraları
Mısır operasyonları sırasında kimlerle temasa geçildi?
Jowett’in yol arkadaşı James Connor’un raporları
DR. BERNA ÇAÇAN ONGUN KİMDİR?

12 Mart 1981 tarihinde Erzurum’da doğmuştur. İlk ve ortaöğrenimini İstanbul’un Florya semtinde tamamlamış, ardından Trakya Üniversitesi İngilizce Mütercim Tercümanlık Bölümü’nde Türkiye derecesiyle kazandığı lisans eğitimini başarıyla bitirmiştir. Bir süre Amerika Birleşik Devletleri’nde yaşadıktan sonra Türkiye’ye dönerek yüksek lisansını İstanbul Üniversitesi Tarih Bölümü Yakın Çağ Kürsüsü’nde, 19. yüzyıl Balkan Tarihi üzerine yapmıştır. Doktorasını ise Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İslam Tarihi ve Sanatları Bölümü’nde, 19. yüzyılda Osmanlı topraklarında İngiliz Protestan misyonerlerin faaliyetleri üzerine tamamlamıştır. Akademik çalışmalarının yanı sıra medya ve yayıncılık alanında da etkin bir rol üstlenmiştir.
-
kamuran akkuş
-
berna çaçan ongun
-
misyoner istihbaratçılar
-
misyonerlik
-
ingiltere
-
ingiliz aklı
-
hayat yayınları
-
kitap
Bakmadan Geçme
