AYM: Kamu hizmeti ile ilgisi yoksa ahlak ve edep dışı tutum nedeniyle disiplin cezası verilemez

Anayasa Mahkemesi taşıdığı sıfatın gerektirdiği özen yükümlülüğüne aykırı genel ahlak ve edep dışı tutum ve davranışlarda bulunan öğretim elemanına kınama cezası verilmesine ilişkin düzenlemeyi iptal etti

  • 411

Anayasa Mahkemesi (AYM) taşıdığı sıfatın gerektirdiği özen yükümlülüğüne aykırı genel ahlak ve edep dışı tutum ve davranışlarda bulunan öğretim elemanına kınama cezası verilmesine ilişkin düzenlemeyi iptal etti.

AYM 28/12/2023 tarihinde E.2020/55 numaralı dosyada, 7243 sayılı Yükseköğretim Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 7. maddesiyle 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 53. maddesinin (b) fıkrasının (2) numaralı bendine eklenen (r) alt bendinin Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin reddine, (t) alt bendinin ise Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline; 13. maddesiyle 2547 sayılı Kanun’un ek 11. maddesine eklenen on birinci ve on dördüncü fıkraların da Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verdi.


 "Hizmet dışında genel ahlak ve edep dışı tutum ve davranışlar disiplin cezasına konu olamaz"

Anayasa Mahkemesi taşıdığı sıfatın gerektirdiği özen yükümlülüğüne aykırı genel ahlak ve edep dışı tutum ve davranışlarda bulunan öğretim elemanına kınama cezası verilmesini düzenleyen kuralı iptal etti.

Mahkeme iptal gerekçesinde şu ifadelere yer verildi:

"Dava konusu diğer kuralda taşıdığı sıfatın gerektirdiği özen yükümlülüğüne aykırı, genel ahlak ve edep dışı tutum ve davranışlarda bulunmak öğretim elemanının kınama cezasıyla cezalandırılmasını gerektiren fiiller arasında sayılmıştır.


Dava konusu kuralda taşıdığı sıfatın gerektirdiği özen yükümlülüğüne aykırı, genel ahlak ve edep dışı tutum ve davranışlarda bulunan öğretim elemanlarının disiplin cezasıyla cezalandırılacağı öngörülmektedir. Kuralda disiplin cezasıyla cezalandırılabilecek tutum ve davranışlar, öğretim elemanlarının sadece görevleri sırasındaki tutum ve davranışları olmayıp bunun yanı sıra bu kişilerin özel yaşam alanlarındaki tutum ve davranışlarını da kapsamaktadır. Bu itibarla kural, Anayasa’nın 20. maddesinde güvence altına alınan özel hayata saygı hakkına yönelik bir sınırlama getirmektedir.

Taşıdığı sıfatın gerektirdiği özen yükümlülüğüne aykırı, genel ahlak ve edep dışı tutum ve davranışlarda bulunan öğretim elemanının, bilimsel araştırmalarla toplumsal gelişmeye katkı sağlama ve nitelikli insan gücü yetiştirme amaçları taşıyan yükseköğretim kurumunun düzenini aksatabileceği ve işleyişini olumsuz bir şekilde etkileyebileceği dikkate alındığında kuralla getirilen sınırlamanın zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşıladığı söylenebilir. 

Bununla birlikte bu husus öğretim elemanının taşıdığı sıfatın gerektirdiği özen yükümlülüğüne aykırı, genel ahlak ve edep dışı tutum ve davranışlarından yalnızca özel hayatını ilgilendiren, mesleki hayatına ilişkin olmayan veya kamu hizmetinin iyi ve düzenli şekilde sunulmasına bir etkisi olmayan mahremiyet alanına dâhil özel yaşamındaki tutum ve davranışlarının da disiplin cezasına konu olması gerektiği anlamına gelmemektedir. Nitekim taşıdığı sıfatın gerektirdiği özen yükümlülüğüne aykırı, genel ahlak ve edep dışı tutum ve davranış niteliğinde olmakla birlikte öğretim elemanının yerine getirdiği kamu hizmeti ile ilgisi olmayan durumların da var olabileceği gözetildiğinde bu tür tutum ve davranışların disiplin cezasının konusu olmasının demokratik toplumda zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşılamaya hizmet etmeyeceği açıktır.

Kural, öğretim elemanının görevi dışında, mesleki hayatına ilişkin olmayan veya kamu hizmetinin iyi ve düzenli şekilde sunulmasına herhangi bir etkisi olmayan mahremiyet alanı kapsamındaki özel yaşamına konu tutum ve davranışlarının da disiplin cezasına neden olmasına imkân tanımakta. Bu itibarla kuralla özel hayata saygı hakkına getirilen sınırlamanın demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun olmadığı sonucuna ulaşıldı.

Anayasa Mahkemesi yukarıda belirtilen gerekçelerle söz konusu kuralların Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiştir."

Anayasa Mahkemesinin vermiş olduğu kararın özünde demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun olmayan kulların konulamayacağı yer alıyor. Daha açık ifadeyle kimsenin özel hayatına karışılamaz; yaklaşımı öne çıkıyor. Bu kararın Türk toplumunun yapısına uygun olmadığı kanaati hakim.

Bakmadan Geçme