Meçhul Gazeteci

Sessiz Devrim mi, Zorunlu Makas Değişimi mi?

Meçhul Gazeteci

Ankara’nın bürokrasi koridorlarında bugünlerde tek bir soru çınlıyor: "Girişimci devlet nosyonu geri mi dönüyor?"

Evet, yanlış duymadınız.

Elinizdeki yeni 2027-2029 Orta Vadeli Programı’nı (OVP) incelediğinizde, alışılagelmiş klasik makroekonomik metinlerden çok farklı bir ruhla karşılaşıyorsunuz. Bu program, sadece rakamların revize edildiği bir hesap cetveli değil; jeopolitik depremlerin ortasında yönünü yeniden çizen bir Türkiye ekonomisi haritası.

Peki, ne oldu da rota buraya kırıldı?

Gelin, filmi biraz geriye saralım.

1. Masadaki Hesabı Bozan Jeopolitik Şok: Hürmüz Krizinin Gölgesinde Bir OVP

Bir önceki OVP hazırlanırken ufukta görünmeyen büyük bir fırtına, 2026’nın ilk çeyreğinde patlak verdi: ABD/İsrail-İran Savaşı ve Hürmüz Boğazı’nın kapanması...

Küresel enerji piyasalarını sarsan bu arz şoku, dezenflasyon patikasında olan Türkiye için adeta bir test oldu. Petrol fiyatlarındaki sıçrama, Akaryakıtta Eşel Mobil Sistemini Mart 2026 itibarıyla yeniden devreye sokturdu.

İşte bu küresel türbülans nedeniyle 2026 yılı büyüme tahmini bir önceki OVP’deki %3,8 seviyesinden %3,3’e çekildi. Yıllık enflasyon ise Ağustos 2026 itibarıyla %31,51 seviyesine dayanırken, yıl sonu hedefi %28,4 olarak güncellendi.

Ama asıl hikaye enflasyon rakamlarında değil. Asıl hikaye, devletin ekonomi anlayışındaki köklü değişimde!

2. KKM Parantezi Resmen Kapandı: Finansal Mimaride TL Devri

Önceki programların en büyük "koşullu yükümlülük" riski olarak tanımlanan Kur Korumalı Mevduat (KKM) sayfasının bu OVP’de tamamen kapatıldığı tescillendi.

Ağustos 2023'te mevduatın %26,2'sini oluşturan devasa bakiye eritildi. Gerçek ve tüzel kişi KKM hesapları sıfırlanarak uygulama tarihe gömüldü. Türk Lirası mevduatın payı ise %61,5’e yükseldi.

CDS risk priminin bölgedeki sıcak savaşa rağmen 220 baz puanın altında tutulması ve Merkez Bankası brüt rezervlerinin 188,2 milyar dolara ulaşması, finansal cephedeki en büyük kazanım olarak kayda geçti.

Peki, KKM bitti, dezenflasyon süreci sürüyor; peki reel sektör ne olacak?

İşte yeni OVP’nin asıl heyecan verici manşeti tam da burada başlıyor!

3. "Girişimci Devlet" Sahneye Çıkıyor: Savunma Sanayii Modeli Sivil Sektöre Yayılıyor

Sıkı durun. Yeni OVP’de piyasaları en çok şaşırtacak kavram metne resmen girdi: "Girişimci Devlet Anlayışı".

Bu ne anlama mı geliyor?

Yıllardır savunma sanayiinde uygulanan ve sektörü devleştiren "uzun vadeli kamu alım garantisi ve sipariş odaklı tedarik" modeli; artık sağlık teknolojileri, raylı sistemler, enerji ekipmanları ve elektronik gibi sivil alanlara taşınıyor. Kamu, sadece kural koyan değil, stratejik sektörlerde talep oluşturan ve yatırımları bizzat ivmelendiren aktif bir aktör hâline geliyor.

Bununla da kalınmıyor:

  • İmalatçıya Vergi Dopingi: İmalatçı ve zirai üretim yapan firmalarda kurumlar vergisi 12,5 puana indirilmiş durumda.

  • Hızlı Müdahale Mekanizması: Tekstil, hazır giyim, deri ve mobilya gibi emek yoğun KOBİ'lerin istihdamını korumak için KOSGEB İstihdamı Koruma Destek Programı gibi özel enstrümanlar devreye giriyor.

  • Dev Yatırım Hamleleri: HIT-30 Yüksek Teknoloji Yatırım Programı, yenilenen YTAK (Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi) ve Teknoloji Hamlesi ile katma değerli üretime odaklı seçici finansman muslukları sonuna kadar açılıyor.

4. Yapay Zekâ ve Yeşil Dönüşüm: Geleceğin Üretim Omurgası

Eski OVP’lerde niyet beyanı olarak kalan dijital ve yeşil dönüşüm, bu programda somut eylem planlarına dönüşmüş durumda:

  • Yerli Üretken Yapay Zekâ: Türkçe dil yetkinliği yüksek milli büyük dil modelleri ve "Yapay Zekâ Eylem Planı (2026-2030)" ile düşük karbonlu ulusal hesaplama omurgası kuruluyor.

  • Avrupa ile Yeşil Uyum: Türkiye Emisyon Ticaret Sistemi (TR ETS), AB Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması ile tam uyumlu hale getiriliyor.

2027-2029 Orta Vadeli Programı, Türkiye ekonomisinde yalnızca büyüme ve enflasyon hedeflerini değil, devletin ekonomideki rolünü de yeniden tanımlayan bir yaklaşım ortaya koyuyor. KKM’nin sona ermesiyle finansal mimaride TL’nin ağırlığı artarken, devletin savunma sanayiindeki kamu alımı ve sipariş odaklı modelini sağlık teknolojileri, enerji, raylı sistemler ve elektronik gibi sivil sektörlere taşıması öngörülüyor.

Özetle: Yeni OVP Bize Ne Anlatıyor?

Yeni OVP (2027-2029); küresel jeopolitik şokların, dezenflasyonist baskıların ve daralan dış talebin ortasında "Sanayiyi ve Üretim Kapasitesini Koruma-Dönüştürme" beyannamesidir.

Devlet, sermaye birikimini ve üretim çarklarını dış şoklara karşı korumak için aktif sanayi politikalarıyla sahaya iniyor. Önümüzdeki üç yılda konuşacağımız ana başlıklar; yüksek teknoloji odaklı büyüme (%5 hedefli), verimlilik artışı, yeşil/dijital dönüşüm ve kamunun alım gücüyle desteklediği sivil sanayi hamleleri olacak.

Yazarın Diğer Yazıları