Bugun...
Televizyon ve İnternet Yayınları Gözden Geçirilmeli


Salih YASİN Yorum Düşünce
salihyasin@memur5.com
 
 

Günler akıp geçiyor. Durdurmak güç. Her gün yolcularımız var, gerçek dünyaya. Ahireti ve hesabı unutmaya, bir anlık vakit yok.

Hesap vermek, kaçınılmaz bir durum.

Allah'ın (c.c.) yap dedikleri ve yapma dedikleri önemli. Günlük hayat ve toplumsal yaşam bunların uygulanmasında eksikliklere ve hatalara yol açabiliyor. Sapmalar oluşabiliyor Ancak, kitapta ve sünnette değişen bir şey yok.

Hani, 2000'li yıllar, uzay çağı, milenyum diyorduk ya. Bu çağda da bunları mı düşüneceğiz diyorlardı ya. Dinimizde değişen bir şey yok. Bazı araç gereç değişse de aslolan da değişen bir şey yok.

Bunun için;

Önce inanmak kaydıyla;

Namazları aksatmamak gerekiyor,

Kur'an-ı Kerim'i bırakmamak, lafzen, mealen ve tefsiren okumayı bırakmamak gerekiyor,

Hadisleri okumak gerekiyor,

Varlığınız varsa zekatı eksiksiz vermek gerekiyor,

Hacca gitmek gerekiyor,

Oruçları aksatmamak gerekiyor,

Asrın vebaları faiz ve zina hastalıklarından kaçmak gerekiyor,

Ve dinimiz gereği yapmamız gerekenleri yapıp, yasak olanları yapmamak gerekiyor.

Bu noktada;

Şahsım olarak televizyon ve internet yayınlarını önemsiyorum. Bizler, yıllarca İmam Hatip dedik. Günümüz itibariyle belli bir noktaya gelindi. Buna şükrediyoruz.

Ancak, okullarımız günde 8 saat eğitim öğretim veriyor desek, televizyon ve internet 7 gün ve 24 saat eğitim ve öğretim veriyor. Dünya'nın öbür ucundaki iyiye ve kötüye kolay ulaşım imkanı tanıyor.

O zaman, televizyon ve internet topluma yön verme imkanına sahip. Uluslararası etkilenme de söz konusu.

Kötülük kapıları, nefsani etkilerle de daha fazla açıklık gösteriyor. Televizyonu da düşündüğünüz de internet ile birlikte, yaşlısı ve genci olumsuz etkilere ve imkanlara maruz kalıyor.

Açıklık, karmaşıklık, şiddet, kavga ve savaş bu kadar kolay ulaşılabilen unsurlar olmamalı. Bunlara erişim Anayasal hak gibi görülmemeli. Bireylerin ve toplumun bedeni ve zihni sağlığı daha önemli. İstismar, saldırı, mobing, ailevi hüsranlar, kan ve gözyaşı gözümüzün yaşını akıtırken, bu tür yayınların yer aldığı ortam ve programlar ne yayıncı açısından ne de takipçi veya katılımcı açısından hak değildir.

Bu konularda, devlet gücü kullanılmalıdır. Geç kalınmamalıdır.

Daeş'in kanlı gösterileri, açıklıkta sınırı kalmamış kadınlıkların alelade ortaya saçılması, faizin, bahis ve kumarın evin içinde takla atması, dizilerde bir aile nasıl olur yerine nasıl bozulurun yer alması, bireylerin kendi mahallelerinde ve aile ve çevrelerinde yaşaması ve araması gerekenlerin tüm toplum önünde pazarlık halinde sergilenmesi, ne bireyde ne de toplumda sağlıklı bir zihin yapısı bırakıyor. Ahlaki ve manevi değerler yıpranıyor.

Açıklık veya diğer kötülükleri ihtiva etmeyen kaç dizi, kaç film, kaç şarkı, kaç türkü var? Açık kadın bedeni göstermeden, küfür etmeden, kavga etmeden film veya dizi yapılamaz mı? Yoksa caddede, sokakta herkes birbirine sürekli çelme mi takıyor? Hep birbirinin arkasından mı konuşuyor? Kimse örtünmüyor mu?

Gülmek için küfretmeye, filmi izletmek için açık kadın göstermeye, izleyiciği bağlamak için ailevi ve bireysel ilişkileri karıştırmaya ne gerek var!

Siz güzel bir dizi, güzel bir film yaptığınızda izlenmiyor mu? Güzel ve işgören internet sayfaları işlemiyor mu? Şahsi düşüncem, bu kötülüklerin bir kısım isteklileri olsa da, maksat keyif vermekse, bu keyif ahlak sınırları içinde de verilebilir. Kazanç ahlak sınırları içinde de elde edilebilir.

Burada dikkat edilmesi gereken, sizin ürününüz kötüyse, buna rağmen ilgi çekmek ve gelir elde etmek istiyorsanız, bu yayının içine açıklık, küfür veya diğer kötü durumaları ilave ederek, izlenme sağlanılmaya çalışılması. Yani, masum insanların, insanlık güdüleri ve dürtüleri kullanılıyor. İnsanlar gayri ihtiyari nefsani hislerine kapılıyor, güzel geliyor ve izliyor, takip ediyor, katılıyor.

Amaçta iyi niyet varsa, bunlara gerek yok. Siz güzel ürünlerinizi ahlaki sınırlar içinde yaparsanız onlar da değerlenir. Kötülüğün sarmalına gitmeye gerek yok.

Devlet demiştim. Televizyon ve internet üzerinde yetkili kurumlar korkmamalı. İslama açık şekilde saldıran açıklığa, çıplaklığa, karmaşıklığa ve tüm kötülüklere savaş açılmalı. Bu yayınlara engel olunmalı. Sırf iyiliklerin yayılmasına çalışmak yeterli değil. Nehyi anil münker, kötülükleri kovmak ta gerekiyor. Bunu söyleyen aslen dinimiz.

Bir diğer yandan da, gerçek anlamda güzel yayın üretenler ödüllendirilmeli. Açıklık, şiddet, karmaşa içermeyen, ahlak sınırları içinde topluma iyi şekilde eğlence ve eğitim sağlayan yayınlar çoğalmalı. Çizgi filminden, dizisine, internet sayfasına, sinema filmine ve tüm yayınlara.

Allah'ın selamı üzerinize olsun.





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YAZARIN DİĞER YAZILARI

YUKARI